TEK KİŞİLİK GÖSTERİ

 

Tek kişilik gösterim var bu akşam

Kimse gelmesin izlemeye ne gam

Tek kişi olmam gerek

Bu yalnızlık bilerek isteyerek

Yalnızları oynuyorum tüm roller bende

Çabuk benimsedim bu rolü sayende

Dekorda bir ayna var bir kâğıt bir kalem

Konu hüzün konu keder konu elem

Şarkılar mırıldanıyorum kendi halimde

Camsız bir ayna var işte elimde

Kendimi görürsem bozulur hikâyem

Selamda alkış istemem

Derin bir ah olsun size hediyem

Tek kişilik gösterim var yine

Bu kez hiç sevinmedim geldiğine

Yazan ben yöneten ben oynayan ben

Yoksun senaryomun hiçbir yerinde sen

Yalnızları oynuyorum

            Huzurlarınızda tek kişilik bir gala

             Başlama vakti; yarına bugün kala

Yorum (2) Yorum yaz!

GİTMELERİN DEĞİL

gitmelerin değil
kalmaların zamanı şimdi benim diyarlarımda…!!!
bence sende toplayıp umutları
kaldırmaktansa bir bavula….
DağıT Hepsinİ!!!!

geride bıraktığın kırık umutlar
yanık hatıralar kül olmuş sevdalar olsa da
yaşanmış ve yaşanması gereken şeyler olarak kıl herşeyi…

mıhladım ben artık kendimi
git desende kıpırdayamam yerimden bir adım olsun…
öyle yapıştım ki hayata inadına…… sana ona hayata İnadına….

bu yolda her şey mübah ya Yaşamak için yani…
ne desen nafile… vazgeçiremezsin beni…
git deme…

eşyalarım odanın dört bir tarafında….
engeller gitmeme…

yalnızlık mı çöktü üstüne karamsarlık mı dolaşıyor etrafta.. Boşversene… yak bi mum ve seyret o minik alevini mucizelere inan…
benim mum alevim büyüdü büyüdü büyüdü
kocaman bir yangın oldu sardı dört bir yanı…
yakıyor değdiği her yanı ama acıtmıyor
bozmuyor kül etmiyor…

anlamsız cümlelerim arasında şunu dikkate al ki..: gitme … kaçış sadece gitmek kurtulma değil hiç bir şeyden… peşindedir çünkü herşey herkes firar edersen…

umut kapılarımı açtım sonuna kadar
yolcu bekliyorum…
evet fakiriz belki verecek sadece sevgimiz var
ama herkese yetecek ve herkesi içine alacak kadar
büyük kalbimiz var…
belki doğru yere gotürmez seni bu kapı
istediğin yere açılmaz…
ama asla seni yarı yolda bırakmaz…

görüyorsun ya herkes senin için çabalıyor burda
düşün ki hayatta olmanın bir sebebi var
hiç olmadı bi yer işgal ediyorsun dünyada…
kal burda…

alıntı

Yorum (6) Yorum yaz!

VEFALI DOST

Vefalı Dost

Canlanır birden gövdesinde dalında teni
Tomurcuk, yaprak ve çiçek..
Toprağına, suyuna, güneşine minnettar
Vefalı dost, ama sitemkar...

Kırılmadı rüzgara, sırtını dönmedi hiç yaprağına dalına kastı olana,
Serinlik verdi gölgesinde yorgunluk atana,
Bülbül şakıdı dalında,
Duygulandı, el salladı cihana dostça,
Vefalı dost..... ama biçar...

Bu bilge, vefalı dost..
Esirgemedi meyvesini , gölgesini, nefesini..
El salladı, fısıldadı kulağa ama duyuramadı sesini,
Yaşam bu işte diyemedi..
Döktü yaprağını yaşamdan çekti elini eteğini
Bekledi, bekledi ve yine şenlendi,

 

                                      ALINTI


.ve yine seslendi vefalı dost,.küsmedi ama sitemkar....
Öğrenin artık diyemedi...duyuramadı sesini.

Yorum (1) Yorum yaz!

ADA

 

ADA

Bir zamanlar, bütün duyguların
üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve
tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu,
duygulara haber verilmiş.
Bunun üzerine hepsi,
adayı terketmek için
sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş.
Çünkü, mümkün olan en son ana
kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse battığı zaman,
Aşk, yardım istemeye karar vermiş.
Zenginlik,
çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş.
Aşk,
"Zenginlik, beni de yanına alır mısın?"
diye sormuş.
Zenginlik,
"Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın
ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki
Kibir'den yardım istemiş.
"Kibir, lütfen bana yardım et!"
"Sana yardım edemem Aşk.
Sırılsıklamsın
ve yelkenlimi mahvedebilirsin."
diye cevap vermiş Kibir.
Ü
züntü yakınlardaymış
ve Aşk, yardım istemiş:
"Üzüntü, seninle geleyim..."
"Off, Aşk, o kadar üzgünüm ki,
yalnız kalmaya ihtiyacım var."
Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş
ama o kadar mutluymuş ki,
Aşk'ın çağrısını duymamış.
Aşk, birden bir ses duymuş:
"Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."
Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş.
Aşk o kadar şanslı ve
mutlu hissetmiş ki kendini
onu yanına alanın kim olduğunu
öğrenmeyi akıl edememiş.

Yeni bir kara parçasına vardıklarında,
Aşk'a yardım eden, yoluna devam etmiş.
Ona ne kadar borçlu olduğunu
farkeden Aşk, Bilgi'ye sormuş:
"Bana yardım eden kimdi?"
"O, Zaman'dı" diye cevap vermiş Bilgi.
"Zaman mı?
Neden bana yardım etti ki?"
diye sormuş Aşk.
Bilgi gülümsemiş:
"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar
büyük olduğunu anlayabilir..."

 

Yorum (10) Yorum yaz!

SEVGİNİN MEVSİMİ VARMI ?

 

SEVGİNİN MEVSİMİ VARMI?

 

Çiçekler, meyveler gibi...
Yaz, sonbahar ya da kış. ,,
Nedense duygu rüzgarları hep ilkbahara yakıştırılır.
Coşkular, tutkular hep baharı simgeler.
Gürül gürül akan sel sularına pek yaraşsa da bir mevsimle sınırlandırılamaz duygular.
Ne zamanı ne de yeri vardır sevginin ...
Ne de kuralı...
Ilık bir rüzgarda olabilir, savurup götüren bir fırtına da.
Buz gibi yalnızlıkları da yaşatır, sıcacık özlemleri de...
Gün ışığı olur, süzülür yüreğinize, ısıtır kavurur belki de yakar.
Yinede onu arar, ona koşar insanoğlu.
Yakınsa da bıkmaz. Ya yüreğinde saklar sımsıkı ya da kaçırır
parmaklarının arasından...
Çünkü özgürdür sevgi.
Tutsak edilmeyi sevmez.
Neden ille de ilkbahar rüzgarları?...
Oysa hemen ardından yaz gelir.
Ve gerçek sevgi yaza daha yakındır.
Yakan, kavuran yine de iyi ki var denilen sevgi...
Buğday güneşsiz olgunlaşamaz. Ve sevgi, ekmek gibi,
su gibi gerçeğidir insanın...
Acı da çektirse, ısıtır, yüceltir, olgunlaştırır sizi.
Anılarınızda neler var?
Neler kaldı kocaman yazdan?
Yüreğinizde sakladığınız yıldızlar mı?
Yoksa bir mevsimlik Yaz duygusu mu?
Hani yaz yağmurları gibi geçiveren...
Olsun...
Yaşanılan her güzelliğe saygı göstermek gerek.
Yaşamının baharında olan da, Sonbahara doğru yol alan da ıslanabilir bu
yağmurlardan.
Olsun varsın.
Sevgi yağmur gibi yağacaksa ve sırılsıklam
ıslatacaksa sizi, bırakın yağsın gönlünce...
Sevebilen bir yüreğiniz varsa, sevgiye saygınızda varsa eğer, dört
mevsim bahar ve yazdır sizin için. Kışlardan korkmanıza hiç gerek yok!

SEVGİ KAYNAĞINIZ ISITIR SİZİ.....

Suna TANALTAY

 

Yorum (6) Yorum yaz!

Hangi Zamanda Yaşamak İsterdiniz???

 

Kırıp atın acıları yazan kalemi, yeni bir kalem alın kendinize

Şimdiyi yaşamak, geçmişi yaşamak geleceği yaşamak.. Siz hangi guruba giriyorsunuz acaba? Zaman denen kitaba yaşamınızı satır satır soluk soluk yazarken yoruluyormusunuz.

Maziye bir bakıver neler neler yaşadık diyerek, geçmişle ve geçmişleriyle yaşayanlar dolanıp durduğu daire içindeki _eceğim,_acağımla biten cümleler kullanarak insanları bıktırıp birşey yapmayanlar. Yaşamın yaşanan an olduğunu bilip o anı doyasıya yaşayanlar, geçmişi, şimdiyi ve geleceği birleştirip geniş zamanda yaşayanlar.

Kaleminizin mürekkebinde en çok mutluluk mu var acı mı? haydi şimdi değiştirin mürekkebinizi, boşaltın acılı mürekkebi derinliklere, mutluluk mürekkebi doldurun kaleminize. Yada hiç kullanılmamış bir kalem alın sadece güzellikleri yaşayıp güzellikleri yazın.

Siz en iyisi geniş zamanda yaşayın. Şimdiyi ve geçmişi rafine edip geleceğe iyi bakın. Mutluluğu yakalayın, güzelliklere el kaldırmaktan vazgeçmeyin. Kendi hikayenizi en güzel mürekkeple, en güzel kalemle yazın.

Dostça kalın.

İpek Egeecem'den ALINTIDIR

Yorum (21) Yorum yaz!

UZANMIŞIM KUMSALA

                ARKADAŞLAR KISA BİR

                  SÜRELİĞİNE TATİLE ÇIKIYORUM.

                          BU YÜZDEN BLOGUMLA

                          İLGİLENEMEYECEĞİM...

                                      HEPİNİZE

                                  İYİ TATİLLER

Yorum (4) Yorum yaz!

HAYATA DAİR:)))

 

 GÜLÜMSEME,SUYA DÜŞEN

 DAMLALAR GİBİ YAYILIR...

 BAZEN YÜZDE KALIR...

 BAZEN TÜM VÜCUDU KAPLAR,

 BAZEN DÜNYAYA YAYILIR... :)))

Yorum (4) Yorum yaz!

Son Söz

Yorum (2) Yorum yaz!

Umuş....

Yorum (4) Yorum yaz!